İnceleme:Anomaly Agent

By

Published on

in

anomaly agent

Kalitenin bir numaralı adresine hoş geldiniz.”

Anomaly Agent, retro-fütüristik bir dünyada geçen, tempolu dövüş mekaniği ve mizahi anlatımıyla öne çıkan 2D aksiyon-platform oyunudur. Peki, bu yazı açıkça yapay zeka tarafından yazılmış bu gibi ruhsuz cümleler ve boğucu tanımlarla dolu bir yazı mı olacak? Hayır, bu yazıda Türkiye’deki oyuncu kitlesi için değerli ve hepimizin kalbinde özel bir yere sahip olan Enis Kirazoğlu’nun ilk büyük oyunu Anomaly Agent’a göz atacağız.

Uzun burunlu adam anomali kovalıyor

Anomaly Agent için, tür olarak 2D aksiyon-platform denilebilir. Oyunun hikâye modunda, Cyberpunk temalı bir evrende zaman anomalileriyle ilgillenen TDAY isimli bir örgütte çalışan, burnu sebebiyle Karadenizli olup olmadığı merak konusu olan Ajan 70’i kontrol ediyoruz. Oyunda bir de Serseri Ajan modu bulunuyor. Bu mod için ise hikâyenin roguelite versiyonu diyebiliriz, bu modu henüz oynamadığımdan daha fazla yorum yapmayacağım.

Anomaly Agent mizahi tonu ve hikâye sürprizi açısından türün başarılı temsilcisi Messenger oyununu andırıyor. Hikayenin çok etkileyici olduğunu söyleyemem ama oyuncuyu da sıkmıyor. Sanat tasarımı açısından ise başarılı ve göze hitap eden grafiklere sahip. Hikâyede ilerledikçe hem karakterinizin sağlık barını hem de yeteneklerini, yetenek ağacı sayesinde geliştirebiliyorsunuz. Yetenek ağacı çok çeşitli olmasa da yeterli düzeyde ve oynanışa katkı sağlıyor. Zaman zaman oyundaki NPC’lerle olan diyalog seçimlerinize göre pozitif veya negatif duygu elde ediyorsunuz. 5 pozitif veya 3 negatif duygu elde ettiğinizde ise can barınızı geliştirebiliyorsunuz, yani her zaman pozitif seçeneği seçmek avantajlı değil. Bunun dışında diyalog seçimlerinin oyuna pek de bir etkisi yok aslında.

Oynanış konusunda öncelikle oyun tepkisel, karakteriniz verdiğiniz komutlara anında tepki veriyor, yer yer çok fazla düşmanla savaştığınız düşünülürse bu önemli bir şey. Bu tepkisellikle birlikte hızlı bir oynanış ve dövüş sistemi mevcut. Dövüş sisteminde normal saldırı ve normal saldırı kombolarının yanında anomali saldırıları yapabiliyorsunuz. Oyunda sayısı fazla olmamakla birlikte boss savaşları da bulunmakta, özellikle güreşçi boss, dövüşmesi keyifli bir boss. Boss savaşı konusunda ikinci oyundan bir atılım bekliyorum şahsen. Hem sayısının hem de boss kalitesinin artmasını isterim. İki düşman birleşerek daha güçlü tek bir düşman haline gelebiliyor. Bunun yanında düşman çeşitliliği yeterli ve düşman isimleri gülümseten cinsten.

Oyunda çok temel düzeyde mermileri deflect edebiliyorsunuz ve bunun yanında kartvizit, bumerang, sopa, düşmanlardan düşen ve mermi sayısı sınırlı olan ateşli silahları kullanabiliyorsunuz. Yetenek ağacı sayesinde deflect ve ateşli silah etkisi de artırılabiliyor. Oyun bazı noktalarda tekrara düşüyor fakat burada da beğendiğim şey bölümlerin uzunlukları güzel ayarlanmış. Bölümler sizi boğmadan veya angarya hissettirmeden zorlamayı başarıyor, bu da hoşuma giden detaylardan. Daha öncesinde bu türde birkaç oyun oynadıysanız oyun size çok zor gelmeyecektir. Belki ikinci oyunda zor ayarın dozu biraz daha artırılabilir.

Anomaly Agent aksiyon-platform türüne bambaşka bir soluk getirip, ortaya yepyeni bir şey çıkarmıyor. Halihazırda iyi bir formülü kendi görsel ve mizahi tarzıyla birleştiriyor. Bir yandan bu türün başarılı örnekleri Katana Zero ve Messenger’ı andırırken, bir yandan özgün olmayı da başarıyor. Bu konuda sanırım ana karakterimiz Ajan 70’in tasarımının payı büyük. Oyunda akılda kalan NPC çok olmamakla birlikte Eva adlı NPC oyunda önemli yer tutuyor. Hikayenin büyük bir kısmını Eva aracılığıyla öğreniyoruz. Oyun birden çok sona sahip ve bu sonlardan birisi Eva ile ilgili bir karar vermenizi gerektiriyor. Bunun yanında ufak ama hoşuma giden bir ayrıntıdan bahsedeceğim. Benim seçtiğim ‘’Yüce Patron’’ sonunda, ufak bir sinematik giriyor ve bu sinematikle verdiğim kararın sonucunu, etkisini görebiliyorum. Dediğim gibi ufak ama bence hoş bir ayrıntı çünkü günümüzde es geçilebiliyor.  

Açıkçası ben ilk oynayışımda ilk yarım saatte sıkılmıştım, aradan birkaç ay geçtikten sonra tekrar denedim ve ilk yarım saatin ardından oyun benim için tabiri caizse akmaya başladı. Arka plandaki temaya uygun Cyberpunk tarzı tekno müziklerle birlikte hızlı ve akıcı dövüş ve platform mekanikleri hoşuma gitti ve ne yalan söyleyeyim bu alanda beklediğimden daha iyi bir iş çıkarmış Anomaly Agent. Bütün Phew Phew Games ekibinin eline sağlık.

Peki Anomaly Agent bizim(benim) için ne ifade ediyor?

Geldik incelememizin son ve en önemli kısmına. Bu kısımda biz diye kuracağım cümlelerimi ama aslında daha çok benim öznel fikirlerim olacak. Oyun hakkında benzer düşüncelere sahip bir kitle olduğunu düşündüğümden de öznem hep ’Biz’ olacak. Burada bahsedeceklerim için çok abarttığımı veya şişirdiğimi düşünenler olabilir fakat bu paragraf bu yazının ortaya çıkma nedeni. O yüzden ne düşünüyorsam ne hissediyorsam o şekilde yazacağım.

Başta da dediğim gibi Enis Kirazoğlu, Türkiye’deki oyuncu kitlesi için özel bir isim.
Yıllardır istikrarlı bir şekilde ortaya çıkardığı işlerini ve kendisini takip ediyoruz.
Bu süreçte evlendiğine ve baba olduğuna bile şahit olduk. Yıllardır bildiğimiz, sevdiğimiz üslubunu ve tavrını koruyarak tutkusunu, mesleği hâline getirdi.
Eminim ki birçoğumuzun hayali böyle bir hayattır. Aynı zamanda oyun sektöründe bir yer edinme, bu sektörde bir şeyler üretme hayali olan her genç için hem bir rol model hem de bir başarı ölçütü olmaya da devam ediyor.

Anomaly Agent’ın mekaniksel anlamda beklediğimden daha iyi olması beni çok sevindirdi. Sayfamızdaki Konuş Deli: ‘Oyun Sektöründeki Güç Dengeleri Değişiyor mu?’ yazısında Genar’ın da dediği: “Artık küçük ya da orta ölçekli stüdyolar bile, sinema kalitesinde görseller, akıcı animasyonlar ve sağlam oynanış mekaniklerine sahip oyunlar oluşturabilecek altyapıya sahip.”Sözünü mekaniksel anlamda haklı çıkaran bir iş başarmıştı Phew Phew Games.


Oyunu oynarken bu oyunun ülkemizin Witcher 1’i olduğunu düşündüm sürekli.
Evet, son dönemde Türkiye oyun sektöründe önemli aşama kaydetti. Hatırı sayılır oyunlar çıktı ve çıkmaya devam edecek. Hiçbirine haksızlık etmek istemem, fakat Anomaly Agent benim gözümde Türkiye için, Polonya’daki küçük bir firmadan çıkan ve Polonya’nın oyun sektöründe hatırı sayılır bir ülke olmasının zeminini hazırlayan Witcher 1’dir.
Bu kararımda Enis Kirazoğlu sevgimin hiç etkili olmadığını söylersem yalan söylemiş olurum.

Kısacası;

Anomaly Agent yıllarca Enis Kirazoğlu izleyen ve bu sektörde bir şeyler üretmek isteyen gençlere bir ışık oldu. Ülkemizden de uluslararası takdir kazanacak kalitede işlerin çıkabileceğini bize göstermiş oldu. Başta Enis Kirazoğlu olmak üzere bütün Phew Phew Games çalışanlarına teşekkür ederim. Unutmadan, henüz çıkış tarihi duyurulmamış ’Anomaly President’ isimli ikinci oyun ise yolda. Fragmandan görüldüğü kadarıyla oynanış, mekanik ve çeşitlilik anlamında birinci oyunun üstüne çok şey ekleyecek gibi duruyor. Steam’den istek listenize eklemeyi unutmayın.

Leleley lelelele ley lelelele ley leleley leley leley leley leley!!!